Malezya Seyahat Notları

 Bu haftanın bültenini sizlere uzakdoğudan yazıyorum. Birkaç gün önce Malezya’daydım. Bu hafta Malezya notlarını paylaşayım:

– Kuala Lumpur Uluslararası Havaalanı (KLIA) ile şehir merkezi arasında en kolay ulaşım yolu hızlı tren sistemi. 30 dakika içerisinde şehir merkezine ulaşıyorsunuz. KLCC adı verilen Kuala Lumpur City Centre, şehrin merkezi sayılıyor. Bu bölgenin diğer bir adı da Golden Triangle yani Altın Üçgen.

– Müslüman Malay, Hindu Hint, Budist Çin kültürlerinin birbirine saygı ile birarada yaşadığı bir ülke burası. Hint Tapınağının yanıbaşında Çin Tapınağı ve onun yanında Cami görebiliyorsunuz.

– Kuala Lumpur’da taksilere azami dikkat etmeniz gerekiyor. Çoğu sahtekar ve 10 Malezya Ringgit (MYR) tutan yere size 25-50 MYR fiyata götürmeye çalışıyorlar. Taksimetre açmayan taksiye binmemeye gayret gösterin. Eğer başka çareniz yoksa da sağlam pazarlık etmeden yola çıkmayın.

– Malezya’da yönetim müslümanlarda olmakla beraber ekonomik üstünlük Çinlilerde. Hintliler de ekonomide sağlam bir güce sahipler.

– Evlenmeden önce gençlerin Mekke’ye Hacca gitmeleri zorunluluğu var.

– Malezya’da sokak ortasında ahlaksız hareket edenleri ikaz eden, hatta hapis cezası almalarını sağlayan ahlak polisleri mevcut.

– Malezya gazetelerinde Türkiye ile alakalı gelişmeler yakından takip ediliyor. Neredeyse her gün bir ya da birkaç haber görebilmek mümkün.

Haftaya Çin notlarımı paylaşmayı planlıyorum…. Gelişmeleri ve izlenimlerimi sizlere sunmaya gayret edeceğim.

21.05.2012

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Değişen Ticaret Düzeni

 1970’li yıllarda İstanbul’da dükkanı olan bir esnaf, ülkenin dört bir yanından gelen müşterilerine ürünlerini kolaylıkla satabilmekteydi. Anadolu esnafı da dönem dönem İstanbul’a gelerek, sezonluk ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilmekteydi.
Son yıllarda ise bu sistem değişmiş ve yerini ayağa servis hizmetine bırakmaya başlamıştır. Anadolu’daki müşterilerin İstanbul’a sıklıkla gelmemesine neden olan bu yöntem sayesinde açık hesap ve vadeli satışlar yapılmış ve yerinde oturan esnaf epey sıkıntılar çekmeye başlamıştır.
Gelişen internet sayesinde firmalar hızla siteler kurarak ürünlerini bütün müşterilerine hızla gösterebilme şansını yakaladılar. Müşteri artık ürünleri görmek için İstanbul’a gelme ihtiyacı duymamaya başladı. İstediği ürünü kargo firması ertesi gün ayağına getirebilmekte. Ödemesini ise gene online bankacılıkla yapabilmekte. Bu durumda Anadolu müşterisi neden İstanbul’a gelip, birkaç gün kaybetsin? Yol masrafından feragat ederek, o parayla siparişine birkaç koli daha ürün ekletebilmektedir. Artık oturduğu yerde müşteriyi ayağına bekleme dönemi bitmiştir. Ayağa en kolay yoldan bilgi ve ürün ulaştıran firmalar ayakta kalacaklardır.
İnternet sayesinde müşteriler ilk el firmalara da kolaylıkla ulaşabilmektedirler. Bazı müşteriler bırakın Türkiye’yi, yurtdışındaki imalatçılarla irtibata geçip oradaki fiyatları öğrenip, ithalatçılardan kıran kırana pazarlık yapmaya bile başlamışlardır. Eskisi gibi ticaretin sır olma durumu maalesef artık yoktur. Şeffaf ticaret yapanlar ve az kar ile ürün satanlar yine ayakta kalacaklardır.
Stok konusu da ayrı bir problemdir. Dünya ticari sisteminde sipariş alındıktan sonra ürünler hazırlanıp müşteriye bazen 3 ay sonra teslim edilirken, ülkemizde, ertesi gün ürünlerin teslimi istenebilmektedir. Böyle olunca da elinde stok bulunduran firmalar hem bir adım önde olmaktadır hem de bir o kadar risk altında bulunmaktadırlar. Getirdikleri ve stokladıkları ürünleri satılmadığı zaman zarar etme riskleri çok yüksektir. Yine bu durumda ürün seçiminde ciddi araştırma yapan firmalar ayakta kalabilmektedir.
Sonuç olarak güçlü bir firma olabilmek ve ayakta kalabilmek ciddi bir ekip çalışması, kalite analizi, piyasa araştırması, altyapı, müşteri güveni gibi noktalar gerektirmektedir. Bunu başarabilen firmalar güçlenecek ve piyasada ayakta kalabileceklerdir.

18.12.2008

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Kutu İçecekler Ve Sağlığımız

Son zamanlarda metal kutuda satılan Kola ve gazoz gibi içecekler dikkatimi çekmeye başladı… Sağlık konularında asıp kesen o kadar kuruluş nedense çok önemli bir konuya henüz el atmış değiller.

Kolilerinden çıkartılıp raflara ya da tozlu vitrinlere konulan bu meşrubatların SAĞLIK yönünden ne kadar temiz olduğu tartışılır. Bakkaldan, marketten satın alınan bu içeceklerin üzerlerindeki toz ve pisliğe hiç rastlamadım diyenimiz yoktur aramızda…

Sağlığımız ve özellikle çocukların sağlığı tehlikededir ve bu meşrubat üreticilerinin büyük bir vebal altında kalmasına sebep olan paketleme hatasıdır…

Ne yapmak lazım denebilir? Tek tavsiyem, kutu kolaların paketlemelerinde ufak tefek değişiklikler yapılması, mesela her metal kutunun plastik bir koruyucu tabaka ile sarılması mümkün, ya da özellikle dudak temasının gerçekleştiği üst kapak kısmına, plastik bir koruyucu kapak konulabilir…

Gıda sektörü çok stresli bir sektördür. Bir gıda mühendisi arkadaşım, çalıştığı firmanın ürünü sağlığa uygun olmadığı için mahkemelik olmuştu. Şimdi soruyorum herkese, metal kutuların SAĞLIĞA uygunluğuna hangi sağlık kuruluşumuz ONAY VERMİŞTİR? Bu konu ile alakalı bir kontrol yapılmalıdır, kim olursa olsun, hiç kimse toplum sağlığımızla oynayamaz, oynamamalıdır da!!!

Gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz…

Saygılarımla

25.12.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Çin Seyahat Hatırası – Çin

Fuarda isbirligi yaptigim bir firma beni fabrikalarini ziyaret etmem icin Hangzou sehrine davet ettigi zaman, bu teklifi degerlendirip , teklifi uzerine ucaga atlayip Hangzhou`ya gectim. Amacim hem fabrikada detayli urun secimi yapmak ,hem de Hangzhou hakkinda bilgi sahibi olmakti…

Hangzhou`ya vardigimda beraber fabrikalaya dogru yola ciktik, 3 saatlik yolumuzun oldugunu soylediler, ne bileyim yolun oyle bozuk oldugunu….Gittikce bitmeyen bir yol oldu..Uzadikca uzadi…Hayatimda gordugum en bozuk yoldu diyebilirim…Neyse en sonunda fabrikaya ulastik.Fabrika ama ne fabrika! Yuzlerce insan tezgah basinda , hepsi birer makine gibi durmadan calisiyorlar…Benim iceri girdigimi gorunce isler bir anda durdu ve insanlar durup beni seyretmeye basladilar. Kendime soyle bir baktim acaiplik varmi diye ama normaldim..ama millet birbirine benim hakkimda birseyler fisildiyordu, arkadasim yardimima yetisti ve BIYIKLI oldugum icin cok ilgi cektigimi soyledi, Cinlilerde biyik fazla olmadigi icin ben onlara cok ilginc gelmistim:)) Daha once de bircok yerde ilginc geldigim olmustu ama burada ki bir baskaydi. Herhalde biyikli birini ilk defa gormuslerdi diyebilirim..Bu arada dediklerine gore Cin`de biyikli erkekler cok revactaymis, sanki dunyanin en yakisikli erkekleriymis gibi sayiliyor biyikli erkekler:))

Aksam ustune dogru yemege davet ettiler, ben de musluman oldugumu soyledim, bulundugumuz bolgede bir musluman lokantasi oldugunu soylediklerinde acaip sevindim..Genelde Cin seyahatlerimde hep yumurta ve sebzeli pilav yemekten gina gelir, hemen kabul ettim. Geldik lokantaya.Kapida musluman bir bayan karsiladi bizi…Herkes elini kosede bulunan bir kova dolusu suya sokup yikadi.. Bu benim hem cok ilgimi cekti hemde midem bulandi dogal olarak…elimde olsa hemen cikacaktim oradan ama bir kere gelmis bulunmustum…Tam 7 kisi ayni kovadaki suyla elini yikamisti, nasil yikamaksa…..Onlar icin bu normal bir durumdu..

Ben o sirada lokantanin sahibesi musluman bayanla konusmaya calistim biraz. Tek bildigi sey ALLAH kelimesiydi, din ile alakali , islamiyetle alakali hicbirsey bilmiyordu, bunun beni cok sasirttigini soyledigimde, kocasinin birazdan orada olacagini ve onun cok bilgili oldugunu soyledi , ardindan da kocasi tesrif etti.. Adamcagizin da karisindan fazla bildigi tek sey Hz. Muhammed (SAV) i bilmesi ve daima bu kelimeleri soylemesiydi…

Masaya hemen hemen lokantadaki tum yemeklerden getirdiler, misafirseverliklerine hayran kalmadim desem yalan olur. Her ne kadar yiyemesemde yemeklerin icbirinden, insanliklari cok etkilemisti beni…

Lokanta sahibi hayatinda ilk defa baska ulke muslumaniyla karsilastigini ve cok mutlu oldugunu soylediginde icim bir tuhaf oldu. Benimle dost olmak istedigini soyledi. Eger bir sikintim olursa elinden gelen herseyi yapacagini da belirtti.

Lokantadan hicbirseye dokunmadan kalkmak ayip olacakti ama ne yapabilirdim ki midemi altust etmek istemiyordum acikcasi…En sonunda cozum bulundu..ve karpuz buldum orada..buyuk bir zevkle kendi bicagimla kestim, hem onlara yedirdim hem de kendim bir guzel yedim, olayi da tatliya baglamis olduk boylece…

Otele geldigimde hemen bavulumu acip konservelerimi masaya bir guzel actim ve kendime bir guzel ziyafet cektim:))

30.07.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Agra Macerası – (Trende)

Delhi’den Agra’ya trenle gidecektik. Sabah, istasyona geldiğimizde, gördüğümüz manzara içler acısıydı.
İnsanlar, aktarma yapacakları trenleri beklerken, beton üzerine, sereserpe yatmışlardı. Trenimize doğru yürümeye çalışırken, bir taraftan bavullarımızın yerde yatan insanlara çarpmamasına çalışırken, diğer taraftan kalabalığı nasıl yaracağımızın hesaplarını yapmak zorundaydık.
Anlatılması imkansız bir sahneydi bu!

2.11.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Noel Baba Neden Kırmızı Giyer?

Bugüne kadar hiç kırmızı kıyafetle dolaşan bir adam görmedik, Noel baba’dan başka. Peki bu Noel Baba neden kırmızı renk kıyafetle çıkıyor karşımıza hep?

Olayı uzatmayalım. 18.ci yüzyıldan itibaren bazı eserlerde Santa Claus, sakallı bir tonton ihtiyar olarak resmedilmiştir.

1930’lu yıllarda da satışlarında düşüş yaşayan Coca Cola firması Noel Baba figürüne kendi renklerini yansıtan kırmızı kıyafet giydirerek, elinde coca cola şişesiyle başlattığı reklam kampanyasıyla satışlarında epey artış sağladı. Bunun yanında da Noel Baba artık kırmızı kıyafetiyle anılır olmaya başlandı.

Bugün bile kullanılan kırmızılı figür reklam kampanyasının devamı sayılabilir.Hristiyan dünyası da bugün bilinçsizce Noel Baba’ya kırmızı kıyafet giydirip, palyaço kırmızısı kıyafetleri içerisinde bu saygın kişiliğe verdiği zararın farkında mıdır acaba?

Hadi hristiyanları bırakalım bir kenara ya biz müslümanlar neden evlerimizde bu reklam kampanyasını çocuklarımıza sevdirme gayretine gireriz acaba? Bu galiba verilmesi en zor cevap olsa gerek.

Saygılarımla

30.12.2003

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Dünyada İslam İmajı

Hong Kong’dan bir arkadaşım, geçen mesaj atarak Müslüman olduğundan bahsetti. Henüz çok yeni bir müslüman olan bu arkadaşıma giderken hediye olarak, yanımda seccade ve tesbih götürdüm.

Kendisi ile buluştuk ve hikayesini anlattı, kardeşi müslüman olmuş ve bunu hayatındakı olumlu gelişmeler ile çok etkileyip, Kuran okumasını ve sonrasında müslüman olmasını sağlamış.

Konuşma sonrasında Hong kong’daki camiye gidelim dedi. İlk kez bir camiye gidecekti hayatında, heyecanlıydı ve benim ona rehberlik yapmamı istedi, ve biz HONG KONG CAMI’sini aramaya koyulduk.. Bu arkadaşım o kadar yeni bir müslüman ki, cami diye bizi bir Hint SİKH Tapınağına götürdü önce :)))

Neyse yakında Camiiyi bulduk. İkindi vakti idi, küçük çocuklar ELİF BA öğreniyorlardı. Arkadaşım bazı sorular sordu, Kıble ne tarafta ? İmam ne demek vs vs….. Biraz oturduktan sonra biz kalktık… Duvarda bir yazı, Türkçe karşılığı aynen şu şekilde : LUTFEN CEP TELEFONUNUZU ( DECCAL) KAPATIN!!!

Arkadaşım doğal olarak DECCAL ne demek diye sordu? Deccal, Kıyamet öncesi geleceğine inanılan ve insanları doğru yoldan çevireceği söylenen bir Yaratık, bu herhangi bir şey olabilir. Şimdi bu camideki kardeşlerimiz, DECCAL olarak Cep telefonunu seçmişler.. İyi ama gel sen şimdi bu yeni müslüman arkadaşa bunu açıkla…..

Dünyada İslam maalesef haketmediği halde İLKEL bir din olarak tanınıyor ve TANITILIYOR… Bunda en büyük suç maalesef BİZ MÜSLÜMAN GEÇİNENLERDE… Şimdi Cep telefonunu DECCAL olarak kabul eden bu müslüman Arkadaş ne kadar İSLAMı temsil edebilir?

Cep telefonu ile belki namaz kılarken dikkatiniz dağılabilir, ama bu onun Deccal olarak kabul edilmesini gerektirmez, cep telefonu ile iyi şeyler de yapılabilir, akrabanızı, dostunuzu arar hal hatırını sorar ve SEVABA da girersiniz… Ama gel sen o Müslümanlığında hiç şüphe kabul etmeyen ve kendini EVLİYA sanan bu insanlara bunu anlat….

Arkadaşlar! İnsanlar bizim yüzümüzden İslamiyeti yanlış tanıyor, korkuyorlar… Lütfen biraz Hoşgörü……… Biraz ufkumuzu genişletelim artık, inanın GÜNAHA giriyoruz sevap kazanalım derken…

12.08.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Uçakta Sigara Krizi

İstanbul’dan kalkan uçak, Dubai’de mola vermişti. İnen yolcular indi ve Sİngapur’a devam edecekler kaldı.. Uçağın yan kapıları açıldı ve temizlikçiler içeri girip temizliğe başladılar, yiyecekler yenilendi, uçak bu arada kısa bir benzin ikmali yaptı.
Uçakta bunlar gerçekleşirken, sigara krizine giren bazı sigarakolikler, hosteslerle pazarlık yapmaya çalışıyorlardı…
– sigara içebilir miyiz?
– Yasak efendim
– Nolur içsek ya? söz izmaritleri aşağı atarız açık kapıdan
Bu arada aşağıya şöyle bir eğildim…Yakıt ikmal aracıydı altta:))) At izmariti, uç havaya :)))

4.12.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Singapur – Singapur

Singapur diyebilirim ki su ana kadar seyahat ettigim ulkeler icinde beni en cok etkileyenlerden birisidir. O kendine has sevimliligi, temisligi, metropolitan havasi, alisveris cenneti olmasi, karisik kulturlerin birarada kardesce yasamasi gibi guzellikleri ile insani kendine cezbeden bir ulke Singapur.3,5 milyon nufusu ile oldukca kucuk olmasina ragmen limaninin islekligi ile oldukca popular bir ulke olmus yuzyillarca.

Singapur`da daha havaalanina indiginizde duzen ve temizlik dikkatinizi cekecektir. 2 bolumden olusan Changi havaalani dunyanin en buyuk havaalanlarindan birisidir. Singapur`un dunyaca unlu havayolu sirketi Sinagapur Havayollarinin da merkezidir burasi. Havaalani o kadar buyuk ki, bir seyahatimde A Terminalinden B terminaline tam 20 dakika yurumustum.

Singapur havaalanina 20 dakika mesafede ve her yer yemyesil. Tropikal iklimin her turlu guzelligi burada. Insan kendini cennette sanabiliyor bu guzellikler karsisinda. En buyuk Cadde Orchard Cadesi. Orchard orkide anlamina geliyor ve orkide Singapur`un simgesi. Cadde boyunca dunyanin unlu markalari ve her turlu alisverisinizi yapabileceginiz merkezler mevcut.

Burada temizlik her seyden onemli ve bu konuda cok ciddi dikkat ediliyor kurallara..yerlere tukurmek yasak. Sigara icmek belli noktalar disinda yasak. Caddelerde bile sadece belli noktalarda oturup sigara icilebiliyor. Amac izmaritin bile kirletmesini engellemek.. Sakiz tum Singapur`da bu yuzden yasak..Isin ilginc tarafi orada canim sakiz cekti ve marketlere baktigimda son anda hatirladim oyle bir kuralin oldugunu.

Yemek konusunda rahatlikla aradiginiz tadi bulacaginiza guvenebilirsiniz. Hatta 3 sene once acilan Turk lokantasi illede Turk yemegi yemek isteyenlere Lahmacun, doner ve Maras dondurmasi sunmakta. Muslumanlar icin cogu yerde HELAL levhasi gorebileceginiz urun ve lokantalara gonul rahatligiyla gidebilirsiniz. Marketlerde satilan cipslerde bile bu HELAL damgasi varsa rahatlikla yenebilir. Et urunleri bu damgayi tasiyorsa kesinlikle devlet kontrolunde islami usullerle kesilmistir. Guvenebilirsiniz..Singapur`da insanlarin inanclarina saygiya sasacaksiniz.

Alisveris icin ideal bir ulke olan Singapur`da bircok urunu tek bir yerden almak isterseniz eger size tavsiyem MUSTAFA CENTRE olacaktir.Bu mukemmel magazada elektronikten oyuncaga herseyi bulmaniz mumkun. Fiyatlarda epey uygun, dolastiginiza degmez dukkan dukkan:))) Taksicilerin hepsi bilir Mustafa Centre deyince….

Nufusun cogunu Cinliler olusturuyor, sonra Malaylar ve ardindan da Hintliler geliyor.Ulkede bu kulturlerin kendi mahalleleri var ve kesinlikle ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Little India, China Town ve Arap Mahallesi o ulkelere gitmissiniz hissini verecektir size. Hatta tapinaklarini da ziyaret edin ozellikle.Cok degisik bir dunyaya gideceksiniz inanin.

Singapur`a milletin akin akin yerlesme istegini engellemek icin cok sert kurallar alinmis durumda. Oturum almak epey zor. Nufusun anormal artmamasi icin gerekli her sart konulmus. Turkler icin vize gerekmiyor .15 gunluk vize aliyorsunuz havaalaninda.


Seyahat Tavsiyesi:
Singapur Havayollariyla Ucuyorsaniz eger bu havayolunun sundugu cok guzel bir imkan var. STOP-OVER denilen bu sistemle Singapur`a transit veya kalmak icin gidiyorsaniz, 5 yildizli otellerde sadece yari fiyatina kalabiliyorsunuz Su anda bunun devam edip etmedigini Havayollarini arayarak ogrenebilirsiniz.

27.01.2004

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Ahır Otel

Kanton Fuarı sırasında Çin’de otellerde fiyatlar astronomik rakamlara ulaşır. 30 dolara kalınan oteller 250 dolar isterler sizden…

Senelerce kaldığımız Liu Hua Otel vardır orada, hemen fuara yakın diye kalırız.. Normalde 3 yıldız ve temiz de sayılmaz..Sırf fuardan daha fazla faydalanabilme uğruna kalırız orada…

2002 yılında otele geldiğimizde normal odaların dolu olduğunu ve bize SUIT oda vereceklerini söylediklerinde kabul etmekten başka çaremiz kalmamıştı zaten. O saatten sonra otel ve oda bulmak zaten mümkün değildi…

Otele giriş yaptıktan sonra odaya geldiğimizde yaşadığımız tam bir şoktu… Oda rezaletti ve acaip kokuyordu. Güya suit odaydı , genişti gerçi ama yatabilene aşkolsun…

Hemen resepsiyonu aradım ve bu odada kalamayacağımızı belirttim. Bir görevli en sonunda bir oda bularak beni oraya gönderdi. Diğer 2 arkadaş ise bu SUIT odada bu gecelik kalmak zorundaydılar…

Sabah kahvaltılıklarımızı almak için arkadaşların odasına geldiğimde tüm geceyi uyuyamadan geçirdiklerini öğrendim.

İnanın 250 dolar değil 10 dolar verilmeyecek bu odaya bir de utanmadan SUIT ODA diyenlere ne demeli bilemiyorum….

Millet rant gelir elde etme peşinde ……. Almanya Frankfurt’ta da bu böyle, Çin Guangzhou’da da….

9.06.2003

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin