Euro Öncesi Ve Sonrası

Birkac gundur Italya`dayim. Daha gecen ay bir fuar ziyareti icin gene bu ulkedeydim. Yani EURO`ya henuz gecilmemisti o ziyaretimde. Simdiki ziyaretimde EURO ile baslanan yeni bir surec baslamisti.
Ilk izlenimimi merak edebilirsiniz, hemen yazayim. Euro su an icin firsatcilar icin mukemmel bir olay. Neden mi? Daha havaalanindan otele giderken bindigimiz taksici bize 100.000 liret tutan taksimetre yerine 100 Euro alinca bunu daha sonra hesaplayinca yedigimiz kazigin boyutunu anlamis olduk. 100 Euro 200.000 liret yapiyor cunku, yani taksici bizden 100.000 liret fazla almisti o arada. Kimse bizim taksicilere atip tutmasin, merak eden italyan taksicilerin bizden daha iyi olmadigini anlar birkac deneme sonrasinda.

Konumuza donelim, Euro ile birlikte hayat devam ediyor Avrupa`da, Fiyatlar hem Euro hem de o ulke parasiyla beraber yaziliyor. Fiyat politikasi genelde kaziklamaya daha yonelik, bunu direkt Italyan isadamlarindan duydum, mesela 0,90 Euro karsiligi bir mala direk 1 Euro yaziyoruz diyorlar, Herkes bu sekilde yazdigi icin kimse kimseye kizmiyor , herkes memnun diyorlar. Burada memnun olmayan tek millet turistler:) yani biz, cunku zaten kagit parcasina donmus zavalli bir para ile bir de euro kazigi yemek inanin cok zor geliyor. Artik alisveris yapmanin bir anlami yok benim icin Avrupa`dan cunku fiyatlar Turkiye`nin cok uzerinde. Saniyorum yapilacak en guzel sey yurtdisinda para kazanip Turkiye`de yemek. Ulkemize son zamanlarda turist sayisi artarsa sasmayin cunku Avrupa`da bu kadar guzel standartta tatil yapmanin maliyeti ulkemizin 3-4 katina maloluyor. Ben de Avrupali bir turist olsam hakli olarak ucuz ve guzel diye Turkiye`ye gelirdim.

Italya seyahatinin hemen ardindan Almanya`ya gectim, orada da fiyatlar ayni Italya`daki gibi bir gecis donemi yasamakta ama saniyorum Almanlar biraz daha insafli davraniyorlar. Fiyatlar biraz daha insafli ayarlanmis bu ulkede, alisveris merkezlerindeki fiyatlari kontrol ettikten sonra diyebilirim ki Italya`daki fiyatlar cok dengesiz.
Insanlara Euro hakkinda ne dusunuyorsunuz diye sirdugumda aldigim cevap cok basitti, hic bir fark yok diyorlar, hayat devam ediyor deniyor. Isin komik tarafi ithlatini yaptigimiz urunlerin fiyatini gene liret ya da mark olarak vermeye devam etmeleriydi.

Alisverislerde ister euro ,ister liret veya mark verebiliyorsunuz. Kasadaki gorevliler bu arada biraz stres halindeler. Bir alisveris sonrasi 500 euro vermek zorunda kalinca kasadaki ihtiyar bayan gidip muduru cagirdi , mudur gelip parayi eline alip iyice inceledi ve saglam dedi, bayanin aciklamasi suydu, son zamanlarda cok sahte euro piyasaya surulmus ve eger sahte 500 euro`yu yanlislikla alirsam maasimdan kesilecek. Az para da degil hani, 500 euro 400 dolardan fazla bir paraya denk geliyor cunku.
Sonuc olarak EURO artik hayatin bir parcasi, bazi yonlerden bizim icin de kolaylik oldu aslinda. Eskiden bir ulkeye giderken o ulke parasini alirdik yanimiza, eger birkac ulkeye gidilecekse o zaman cuzdanda degisik degisik paralar olur ve karisir dururdu. Oysa simdi o kadar kolay oldu ki, cebinizdeki Euro ile euro kullanan ulkelerde cok rahat ayni parayla seyahat edebiliyorsunuz. Olayin biraz kotu tarafi da bir onceki ulkede diyelim 10 Euro`ya karninizi doyururken , diger ulkede 200 Euro`ya ayni yemegi yemek tabii ki biraz hos bir olay degil:)

Saniyorum Euro artik yerini saglamlastiriyor, insanlarda genel izlenim olumlu. Uzun vaadede Euro Avrupa`da hayal edilen BUYUK AVRUPA hayaline yardimci olabilirmi olamaz mi onu bilemiyorum ama BUYUK AVRUPA`da bizim yer almamiz artik hayal diyebilirim. Kesin olmamakla beraber altinci hissim bu sekilde:)
saygilar

21.06.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Kanton Fuarı 2000

Geçen hafta Guangzhou Fuarındaydım. Guangzhou Çin’in güneyinde Hong Kong’a trenle 2 saat mesafede bir şehir. Gecen sene buraya 5000 civarında işadamı ziyarette bulunmuş, bu sene bunun iki kati bekleniyordu fuar öncesinde , nitekim bu sayıya büyük ihtimalle yakın sayıda işadamımızın burayı ziyaret ettiğine ben de inanıyorum. Gerçektende sanki Türkiye’deki bir fuarı ziyaret ediyormuşsunuz hissini verircesine kalabalık bir tüccar heyetiyle her yerde karsılaşmanız mümkündü…
Fuar her zamanki gibi gene Cin ürünleri hakkında aklınıza ne gelirse bulabileceğiniz bir açık pazar gibiydi.. Zaten eğer halen bu fuara gitmediyseniz ve halen ithalatla uğraşıyor ya da uğraşmayı düşünüyorsanız olmazsa olmazlardan biridir Guangzhou (CANTON) fuarı.Neden KANTON deniyor bu fuara diye sorarsanız, Guangdong eyaletinde yapıldığı için bu ad oradan gelmekte..Guangdong’un hızlı söylenmesi Kanton gibi kulağa geldiğinden zamanla guangdong fuarı kanton fuarı adıyla anılır olmuş..Bugün de artık dünyada o adla bilinir Guangdong Fuarı…

Peki Guangdong ile Guangzhou arasındaki fark ne? diye soranlarınız olabilir…O da su…. Guangzhou eyalet , yani Amerika’daki eyaletler gibi bir eyalet…Guangzhou ise o eyaletin başşehri.. Fark sadece bu…Kanton eyaleti ve guangzhou şehri…

Seneye Nisan ayında yapılacak bu fuara isadamlarımızın yapacağı seyahatin kendileri açısından epey faydaları olacağına inanıyorum.

Sağlıcakla kalın…..

21.06.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Amerika’dan İnsan Manzaraları

Bu yaziyi sizlere Los Angeles`tan yaziyorum, fazla beklemek istemememin nedeni ise sicagi sicagina oraya donmeden yazmak istemem.

Burada Ermeni bir arkadasim vardi. ICQdan genel yuzeysel olarak yazistigim, burada oldugumu duyunca annesinin cok guzel turkce konustugunu ve benimle de ozellikle konusmak tanismak istedigini soyleyince, bu teklifi geri cevirmemin imkani kalmamisti benim icin..Memnuniyetle kabul edip annesinin evine gittim.

Daha selam verip iceri girdigimde televizyonda TGRT seyrettiklerini farkettim. Sirf Turk kanallarini seyretmek icin uydu baglantisi yaptirmislar. Sabahtan aksama kadar Turk kanallarini seyrediyoruz dediler. TGRT, TRT1, STV ve STAR seyrediliyormus burada.

Neyse aile sanki buyuk bir toren varmis gibi o kisa zamanda hazirlanmis, kadincagiz benim cok ac oldugumu dusunmus olmali ki, anacigimin yaptigi ICLI KOFTE, CIG KOFTE, TURSU,TAVUKLU DARI YEMEGI falan, hepsi geldi masaya kondu..Bendeki soku dusunsenize, icli kofte ufak farklilik haricinde bizim oralarda yapilan sekilde yapilmis onumde duruyor, hemde annemin ozellikle ovundugumuz ince islenmis bulgurlu haliyle, hatta durust soylemek gerekirse annemden daha ince yapilmis:)

Neyse cok guzel bir yemek sonrasi oturduk ve TURK KAHVESI aldi sirayi. Komsulardan merak edip gelenler bu arada oldu. Hepsi Turkiye nasil diyor? Evin hanimi `eger Turkiye`yi gormeden olursem gozum acik gidecek` derken icim cok kotu oldu nedense. O arada bir komsu gelip `SABAN`in filmini bana videoya kaydettiniz mi?` diye sordu…Konu acilinca televizyonlardan artislerden basladilar , biri diyor Mahzun cok guzel, oteki diyor IBO`yu seviyorum, oteki diyor Ebru Gundes cok guzel , ardindan o mavi gozlu kimdi , Sibel Can cok seviyorum……..O arada Sarkis diyor ben Mahsun`u gormeye gittim Istanbul`da onu cok seviyorum DELIKANLI birisi!

O ara haberler ile alakali konu aciliyor, Fransa Ermeni tasarisini kabul etmis, `Turkiye`yi karistirdilar gene!`…. bunu diyen bir ERMENI! ve devam ediyor `Bizi birbirimizden ayirdi bu serefsizler!` ardindan da burada kullanmiyacagim o mukemmel kufuru salliyor..Gulumsuyorum ama ayni zamanda sasiriyorum……Hepsi tek bir agizdan o politikacilarin gozu korulsun hep insanlari dusman ettiler diyorlar.

Onlar bana soruyor ben onlara, sordukca herseyimizin ayni oldugu ortaya cikiyor..Bana evlendigimde BASLIK parasi ne verdigimi soruyorlar? Ceyiz ve kayinbiraderin gelin evden cikmadan once para verip vermedigimi soruyorlar… Elazig, Urfa, Gaziantep hakkinda bilgi istiyorlar..( Urfa ve Antep gocmeni agirlikli Turkce konusan Ermeniler burada)

Isin ilginc tarafi onlarda bizim onlarla farkli olmadigimizin farkindalar. Onlarla yuzyillar boyu ayni yasamanin verdigi kultur birligimiz ortada. Sanki bir Turk ailesi yanindaymisim hissi yasiyorum. Hele o guzel Urfa sivesiyle Turkce konusmalarina nasil bayiliyorum anlatamam….

Yeni nesil bizi uydu Tvlerin yardimiyla sevmeye baslamis.Zaten Ermeni muzikleri neredeyse Turk muziginin aynisi..Dinledikce bende sasiriyorum.Sezen Aksu`nun, Murat Gogebakan`in sarkilarinin ermeni versiyonunu dinliyorum , hosuma gidiyor hani:))

Bir bakiyorum ki saat gece yarisi olmus, utanmasam sabaha kadar kalacagim, aldigim o zevki anlatmam imkansiz..O insanliklari, misafirseverliklerini unutmam asla mumkun degil! Zaten sira sizde dedim…Ozellikle bekliyorum, kim olursa olsun, kapim acik ..Ben de onlara anamin yaptigi ICLI KOFTEyi yedirmezmiyim? HARPUT stilinde yapsin cevizli icli kofteyi onlara guzelce…Sonra cig kofteyi bir de bizim stilde yapalim onlara..(onlarda et cok koyuluyor, biraz civik seviyorlar, bizdeki gibi sert degil cig kofte onlarda)


O guzel insanlara tekrar gorusme dilegiyle veda ediyorum.. Otele geliyorum ve saatlerce uyuyamiyorum dogal olarak. Beynimde firtinalar kopuyor. Terliyorum, utaniyorum, seviniyorum, aglamak istiyorum…Iki ortak kulture sahip milletin, SADIK MILLET Ermeniler`le ayrilma hikayemizi hatirliyorum. Ruslarin oyunlariyla iki milletin nasil birbirine kisa zamanda dusman edildigini animsiyorum.

Belki biliyorsunuzdur, Rus casuslar Ermeniler arasina siziyor, ayni bizim teroristler gibi gidip Turk Koyunu basip yakip yikiyorlar, ardindan sicagi sicagina Ermeni koylerine gidip yakip yikiyorlar ..Her iki tarafta olayi yapanin kesinlikle digeri olduguna inandiriliyor, geride ozellikle karsi taraftan birkac ozellik birakilarak. Mesela Turk kiyafeti giyip Ermeni koyu yakilinca ve orada sadece 3-5 kisi kurtulunca dogal olarak gorgu sahitleri TURKLER yapti deyince Ermeniler OC alma derdine giriyor , ardindan ERMENILER yapti dnince bizimkiler basliyor OC almaya.. BU nasil olur demeyin, soyle 5-10 sene oncesine bakinca teroristlerin asker kiyafeti giyip koyluleri oldurmesini hatirlarsaniz yeterli olacaktir….

Onlar yapti biz yaptik derken zaten saman alevi misali yayilan olaylar iste o donemde yoneticilerin IYI niyetle aldiklari ama uygulamada yetersiz kaldiklari icin bugun Ermenilerin bizden nefret etmesine sebep olan olaylar yasaniyor. Sonuc ortada, ayrilan iki guzel dost, aradan gecen bu kadar seneye ragmen halen daha Memleketim Turkiye diyen bu Ermeniler, Turkceyi ozellikle ogrenen Turkiye Gozmeni Ermeniler….Bu insanlar da bizi tanidikca BIZ AYNIYIZ diyorlar.

Gelin guzel birsey yapalim, bir an politikayi ve politikacilari bir yana birakalim ve birbirimizi tanimaya calisalim. Napster kullaniyorsaniz ermeni sarkilari cekin mesela bazilarinin bizim sarkilar oldugunu gorun, ICQda konusun, aslinda dusman olmadigimizi anlatin onlara…Bunu yapin cunku dinimiz de, kulturumuz de kardesligi emrediyor, barisi istiyor…

Benden soylemesi:))

Hepinize KARDESLIK dolu gunler dilegiyle

Ocak 2001 – Los Angeles

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Turla Mı Yalnız Mı Seyahat Etmeli

Yurtdisi seyahatlerinde cogumuzun kafasinda bir sorudur bu konu….Acaba grupla gitsem rahat edebilirmiyim? yoksa kendi basima bir program yapsam nasil olur? Bu yazimizda bu konu ile alakali fikirler sunmaya calisacagim sizlere….

Oncelikle ingilizce bilmiyorsaniz dogal olarak size tavsiyem turla seyahat etmenizdir. Neden mi? Tur operatoru sizin sikintilariniza yardimci olacagi icin. Yaninizda sizin gibi turistler olacagindan yalnizlik korkusunu da uzerinizden atmis olacaksiniz kolaylikla. Oyleyse ingilizce bilmeyenler icin turlar avantajli diyebiliriz.

Eger sikilgan bir kisiliginiz varsa bu noktada da turla seyahat etmek isinize gelecektir cunku birlikte hareket edildigi icin birebir sikinti fazla yasanmayacaktir sizin icin.

Sahsen bana sorarsaniz turla gitmenin keyifli taraflari oldugu kesin derim. Birkac sene once Italya Turuna katilmistik ve o turda cok keyifli anlar yasamistik. Yeni dostlar kazanip geri donmustuk.

Turlarin sikintilari yok mu ? tabii ki var.Mesela otellerin nasil cikacagina emin olamiyorsunuz. Gidilen yerlerde istediginiz gibi hareket edemiyorsunuz. Spesifik hareket etmeniz zor oluyor …

Tek basina seyahatte ise insan biraz ozgur davranmanin zevkini yasiyor.istediginiz yere gidiyorsunuz. Ozgurlugun tadini cikariyor ve kaybolma zevkini yasiyorsunuz bu sekilde.

Ben genellikle is seyahatlerimden arta kalan zamanlarda kendime ayirip yeni yerleri gormeye calisiyorum ama dogrusunu isterseniz hic bir seyahatimde Tur ile gittigim kadar guzel yerler gormedim. 10 senedir Milano`ya giderim ama turla gittigim zaman gordugum kadar cok yeri halen goremedim.

Kisacasi eger yurtdisina gezmek icin gidecekseniz, ve yeni yerler gormek istiyorsaniz en ucuz ve saglikli ve de guvenli yol bence Turlar olacaktir.

Macera yasamak isteyenlere sozum meclisten disari tabii ki:))

21.06.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

İş Seyahatlerinizde Fotoğraf Çekin

Genellikle kendime baktigimda neredeyse seyahatlerimin buyuk bir kismi ticari seyahatlerimden olusmakta. Ilk bakista hemen insanin aklina is seyahatinde insan nasil olur da kendine vakit ayirip gezmek istedigi yerleri gorebilir diyebiliyor ama soyle dusunuyorum da aslinda dusunuldugu gibi zor bir sey degil bu…nasil mi? oyleyse okuyun bakalim…..

Herseyden once, seyahate gideceginiz ulke hakkinda on bir arastirma yapmanizda fayda var..Mesela diyelim Tayvan`a gideceksiniz.. Soyle basit bir arastirma yaptiginizda ilginc turistik yerler oldugunu kolaylikla ogreneceksiniz. Daha sonra akliniza yazdiginiz bu yerleri gittiginiz zaman bos vaktiniz oldugunda unutmamak icin bir kagida not edebilirsiniz..

Ikinci onemli nokta, seyahate cikarken kesinlikle bir fotograf makineniz bulunmali yaninizda, bu hem size begendiginiz , ilginizi ceken noktalari aninda goruntulemenize , hem de kendinizi turist havasina sokmaniza yarayacaktir..Ben her seyahate giderken olmazsa olmaz dedigim demirbasimdir makinem.

Gelelim ucuncu onemli noktaya…Gittiniz Tayvan`a ve geziyorsunuz fuarinizi, yapiyorsunuz isgorusmelerinizi …aksam oldu…hemen otele gidip yatmayacaginiza gore, yarim saat odanizda kucuk sekerleme yapip uzerinizden o yorgunlugu biraz atip, neden o kagida not aldiginiz yere gitmiyorsunuz? eger ilginizi ceken yer muze degilse buyuk ihtimalle aksamustu acik olabilecektir. Hele insani cezbeden, gece marketleri yokmu? kesinlikle ilginc gelecektir, e yaninizda makineniz varken ne duruyorsunuz, basin deklansorunuze veee mutlu bir hatira daha eklensin arsivinize…

Benim su ana kadar cektigm remin haddi hesabi yoktur bu sekilde…Ve genellikle cektigim resimler is gorusmesine giderken, fuar donusu, aksam yemek sirasinda derken bir bakiyorum, turistlerden cok daha buyuk bir arsivim olmus….

Bu noktadan baktigimizda goruyoruz ki, ben is seyahatine gidiyorum, ne gerek var fotograf makinesine dediginiz anda zaten isiniz bitmistir:)) hemen bu sayfadan uzaklasiyorsunuz ve isinizde basarilara yoneliyorsunuz…yok eger neden olmasin diyorsaniz hemen gidip bir makine begeniyorsunuz….

Son not: Fotograf Makinesi mi alacaksiniz? O zaman su noktalara dikkat etmenizi tavsiye ediyorum.. Makine ne kadar kucukse tasimasi o kadar kolay olacaktir. Ben senelerce omuzumda 750 gramlik Minolta makineyle gezdim is gorusmelerinde bile, ama simdi artik kucuk compact bir kameram var.Cebimde tasiyorum. Minoltam kadar kaliteli olmasa da isimi gene de goruyor. Zevk bu..Ne kadar kaliteli resim istiyorsaniz o kadar agirligi goze almaniz gerekecektir.

Hepinize bol fotoğraflı gunler dileğiyle

21.06.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin