Çin 1 – Çin

Çin, binlerce yillik kulturu ile cocuklugumun en ilgi ceken ulkelerinden birisi olmustur. Ilkokul yillarinda kullandigim kursun kalemlerin, kalemtraslarin, silgilerin uzerindeki o garip karakterlerin cince oldugunu ogrenmem fazla zaman almamisti.Ama nasil o kadar uzaktaki bu ulke bize o zamanlar bile bu kadar cok urun satabiliyordu diye halen dusunurum.

Cin`e ilk seyahatim 1991 yilinda Shanghai`a oldu. O zamanlar Cin demek gercekten uzakdogu adina yakisir bir uzakliktaydi. Gitmek sorun, gelmek sorun, ucak bulmak sorun, dil sorun …. Ve biz butun bunlari goze alip Shanghai havaalanina indigimiz zaman, o donemde daha gelismeye tam baslamamis ulkenin biraz eski, biraz fakir, biraz urkek yuzunu oldukca acik bir sekilde gorme imkanim olmustu. Ama isin ilginc tarafi, insanlarin guleryuzlulugu idi ki o benim Cin kulturune merak sarmama neden olan ince noktalardan biridir. En zavalli diyebileceginiz insanlara gulumsediginiz zaman asla kotu karsilik almazsiniz burada. Halk cok sevimlidir. Fakirdir ama gururludur,Cocuklar urkek ve utangactir. Soyle dikkatle incelerseniz Cin`i, binlerce yil oncesindeki o komsuluklarimizdan kalan bazi yakin noktalari farketmeniz guc olmayacaktir.

1991 yilindaki Cin`i bugun neredeyse bulmak imkansiz diyebilirim. O zamanlarda cektigim fotograflara bakiyorum, ayni yerlere tekrar gidiyorum, ama o sokaklarin yerinde koca koca alisveris merkezleri, o eski sevimli sokaklarin yerini bizdeki gibi beton yiginlari almis durumda… Hersey ama neredeyse hersey yenilenme noktasinda. Hersey cok modern artik ama galiba bazi seyleri birmuddet sonra cok arayacak cinliler. Benden soylemesi….

Sokaklarda bisikletli insanlar karsilamisti bizleri..Nereye giderseniz gidin, bisiklet cinlinin bir parcasidir, eskidende boyleydi, simdi de oyle..her ne kadar artik biraz paralaninca motorsikletlilerde artis olsa da, bisiklet sanki onlarin ATA sporu gibi onemini kaybetmeyecek gibi gorunuyor. Biskiletler icin ozel park alanlari, ozel yollar, hatta ve hatta ozel trafik gorevlileri mevcut.E o kadar kalabalik bisiklete baska turlusu de beklenemezdi zaten.

O donemde Cin`de ozgurluk bugunku gibi degildi. Biliyorsunuz Cin ABD gibi eyaletlerden olusuyor. Diyelim siz Shanghai`da dogdunuz, baska eyalete gitmek icin devlet izni almaniz gerekiyordu. Sehir girislerinde polis kontrolleri kacak insanlarin sehre girmesini engeller ve kacaklari tutuklarlardi..Hatta o donemlerde serettigim bir Hong kong filminde ( o donemde Hong kong Ingilizlerdeydi), bir cinlinin baska sehirdeki akrabalarina kavusmak icin nasil kacma planlari yaptigini anlatiyordu. Bugun artik bu tip birr sikinti tabii ki yok. Artik insanlar istedigi yere gidebiliyor, yasayabiliyor, calisabiliyor…CIN COK DEGISTI….10 senedir benim aciz gorusumle bile derim ki CIN GERCEKTEN COK DEGISTI.

Gittigimiz bircok fabrika o kadar ilginctiki o donemlerdeki..Hele beni en cok sok eden fabrika cocuklugumdaki kalmetraslarimin fabrikasi olmustu.. Ben gokdelen gibi bir fabrika beklerken karsima kucuk bir fabrika, mudurun odasinda 20 yillik bir mobilya, ki o da dokuluyordu gittigimiz o sene.Benim hayallerimin yikilisini anlayabiliyorsunuzdur umarim..Baska bircok fabrikada da ayni olaylari yasadigim icin artik normal geliyor. Hele bazi fabrikalarin afedersiniz ama tuvaletlerinde kapinin olmadigini dusunsenize….sonra bizim koy tuvaletleri vardir doguda halen goruruz, aynisi Cin`de mevcut su anda. Bizim sansimiz genellikle fabrikalari yerinde gormek olmasindan kaynaklaniyor birazda. Bence bir ulkeyi tanimak icine girmekle olur ve ben Cin`de bunu zevkle yasiyorum.

Bundan daha 3 sene oncesine kadar bize mal satabilmek icin iki saat sira bekleyen ve konusmak icin onunu ilikleyerek giren fabrika mudurleri simdi 320 Mercedes sahibi oldular ve biz onlarin karsisinda mal alabilmek icin siradayiz..Devir nasilda degisiyor..Buna benzer bir olayi da avrupada yasiyoruz..eskiden biz avrupalilardan mal alabilmek icin yalvarirdik, simdi onlar yalvariyor satabilmek icin…

Cin`deki bu hizli buyumenin sikintilari ne olabilir diye dusunenlerimiz mutlaka olmustur…Bende dusunuyorum ve elimden geldigince arastiriyorum. Bu konuda kisa ve oz olarak sunu diyebilirim, nasil ki hizli zayiflama, ya da kilo alma vucutta cok agir yaralar acmaktaysa, Cin`deki bu hizli buyume de uzun veya kisa zamanda ayni sikintilari yasatabilir.Tabii ki umarim bu korkulan olmaz cunku insanlari cok sevimli, onlarinda bizler gibi bazi sikintilari yasamasini isteyemem. Ama sunu diyebilirimki, zengin fakir ucurumu gun gectikce artmakta, sonra koyden kente buyuk gocler oluyor, insanlar tarimi birakip fabrikalarda calismayi tercih ediyor. Bugun icin bunu hicbir cinli onemsemiyor, ama ulkemizin su andaki tarim fakirligine girmesinin daha sunun surasinda 10-15 sene icerisinde oldugu dusunulurse, cin icinde acil tedbirlerin alinilmasi kacinilmaz. Yoksa onlar da bizim gibi yorgani cekerken ayaklarinin acik kalmasindan hasta olabilirler diyorum.

Cin ve trafik; bu noktaya deginmeden asla gecemem, kim bozulursa bozulsun ama Cin`de trafik tam bir curcuna..eger sehirlerarasi seyahat edecekseniz, kelle koltukta dedikleri olay tam size yakisacaktir. Aman Allahim! bu nasil duzensizlik? insanlar o kadar ilginc hatalar yapiyor ki, saymak mumkun degil, traktorun sol seritten gitmesimi? tarladan yola bakmadan cikan kamyonlarmi? arkasindakine dikkat etmeden son anda onundekini sollayanlarmi? hangisini anlatayim? her an KELIME-I SAHADET okumaktan, olume hazir olmak demekle rahmetli buyuklerimizin ne dedigini burada ogreniyorsunuz….Hayatinizin bir pamuk ipligine ve direksiyondaki sofore bagli oldugunu dusunsenize… BU arada cin`de o kadar cok trafik kazasi oluyor ki, bizim yetkilierin gonlune su serpeyim, trafik kazasi oraninda bizden cok yuksekteler, yani birinciligi onlara maalesef kaptirmisiz. cok daha fazla calismak lazim… Orada da bizim ki gibi yollar ve arabalar guvencesiz olunca baska ne beklenirki? Ama bir noktaya da degineyim hemen, orada su anda bu olayin farkina varilmis ve her gectigimiz sene yeni transit yollar yapiliyor, duzen hergun oturuyor, acaba bizde ne yapiliyor? Umarim insan hayatina biraz onem verilir….

Cin eskiden uyuyan dev adiyla adlandirilirdi, simdi de uyanan dev deniyor . Dunya ekonomisinde buyuk bir etkisi var..Her ulkede Cin mallari konusuliyor, satiliyor. ABD ise gecen senelerde bir ara cok on plana cikarilan AVRUPA BIRLIGI`ne Cin ile yaptigi ticari anlasmalarla o kadar buyuk bir darbe vurdu ki, ekonomileri bozulan Avrupa devletleri su anda sadece Cin mallarini nasil ulkelerine sokmayacaklarinin yollarini aramaya calismaktan Avrupa birligini neredeyse unutmus durumdalar su anda..

Aslinda Cinliler Amerikalilari hem cok seviyor hem de nefret ediyorlar…sevme nedenleri ticari iliskilerden dolayi, nefret etme nedenleri ise Super gucluk kavrami. Cinliler diyorki biz 1,3 milyar insaniz ve dogal super gucuz, rakibimiz kimse olamaz. Milliyetcilik te eklenince bunlara…Umarim ucuncu dunya savasi basit noktalardan dolayi cikmaz…

Cin`de cocuklarin tuvalete alistirilmasi bizden farkli bir yontemle oluyor..Cocuklarin altini baglamak yerine , ortasi acik bir pantolon giydiriliyor, cocuk cisi geldiginde bacaklarini aciyor , dogal olarak pantolon da acilinca aradan cisini yapiyor, yavas yavas bunun sistemli yapilmasi cocuga ogretiliyor, gerekirse yanlis yerde cisini saliveren cocuga buyukleri ya poposuna vurmak suretiyle yada fircaliyarak dersini anlatiyor. Cok ilginc gelmistir bu konu bana.

Gittiginiz heryerde size cin cayinin ikram edilecegini bilebilirsiniz. Cay, cinliler icin sanki hersey demek. ise giderken yanlarinda termoslarinda caylariyla giden insanlari gorurseniz normal karsilayin..bu burada cok dogal..Bankadaki calisanda bunu yapabiliyor, poliste..cikarip acar kapagi iki yudum icer ve sonra gene kapatip yanlarina koyarlar caylarini… Cay deyip gecmeyin, O kadar cok cay cesidi var ki Cinde….Ozellikle CAY SHOPlara gidin ve gercekten sok olun sizde o kadar cesitten sonra…

Belki konuyla alakali olmayacak ama gezdigimiz fabrikalarda calisan cok fakir kizcagizlar gorurum , sizi gorunce ustunu basini duzeltmeye calisir, sacini duzeltir eliyle, falan filan.. Burdan sunu cikartiyorum, KADIN HER YERDE KADIN iste…Zengin de falkir de koylu de sehirli de her yerde ayni..bazen o insanlari dusunup uzulurum mesela, bazisi o kadar guzelki, onlara makyaj yapilsa eminim bizim GUZEL MANKEN! arkadaslardan cok daha dikkat cekerler ama parasizligin gozu korolsun iste…

Cinli bebekler ve cocuklar hep ilgimi cekmistir..Belki cekik gozlu sevimliliklerindendir bilmiyorum ama onlarla biraz ilgilenin yavas yavas utangacliklari gidecek ve sizinle sevimli sevimli oynamaya bile baslayacaklardir. Sahsim olarak gittigim heryerde cocuklarla konusur onlara basit cince sorular sorar ve saskinliklarini izlerim. Onlarda ilk defa belki de gordukleri bu koca burunlu koca gozlu insana uzayli ile ilk temasa gecen insan muhabbetiyle yaklasacaklardir:))


Cin`de buyuk burun cok onemli ..Buyuk goz de…Bizim gibi koca burunlulara orasi cok komik oluyor iste..Burada benimle hep dalga gecenlere Cin donusu Burnumu Sigortalamayi dusunuyorum diyorum artik:)) Cinli arkadaslarimin hayran olduklari kadinlara bakinca bizim turkmen tipi diyebilecegimiz tipleri tarif ettiklerini goruyorum hep. Kulturler ve zevkler nasil da farkli oluyor…

Son bir notumu da yazayim ve konuyu noktalayayim… Cince dunyada en cok konusulan dil durumunda., toplam 40,000 karakterden olusuyor ama normal olarak en cok 5,000 karakter kullaniliyor.universite mezunlari 10,000 civari karakteri bilebiliyor. Temelinde resim alfabesi diyebiliriz. Halen kullanilan bazi sekiller resim tabanli. Bazilari ise iki uc karakterin birlesmesoinden olusuyor. Yazmasi oldukca zor bir dil cince, ama gramer olarak oldukca kolay. Bizdeki gibi cok zaman kullanilmadigi icin daha basit.. SOn zamanlarda cincenin onemini anlayan yurdumuzda da cin filolojisi bolumleri teker teker acilmakta.ve bence su anda belki ideal bir bolum degil ama yakin gelecekte gercekten cok dikkat cekecek bir bolum olacaktir, universite adaylarina duyurulur….Tiyo verdim ben:))

Efendim basinizi agrittiysam, nir yerlere dokundurduysam lutfen kusuruma bakmayin cunku ben sadece bir turist gozuyle yazmaya calisiyprum..kimseden aldigim maasla degil…bakin gene gonderme yaptim galiba…

Hepinize Cin`den selamlar (14.OCAK.2001-Shanghai Havaalani)

Cin`de dis doktoru hatirasi

Guangzhou`da fuar ziyaretimiz sirasinda bir gece yarisi gozumu actigimda Hasan agabeyin otel odamizda hapishanedeki mahkumlar gibi volta attigini gordugumde acaba hayal mi gercek mi bu diye gozlerimi ogusturduktan sonra , gercek oldugunu gorunce, neden uyumuyorsun? dedigimde “disim cok agriyor, yatamadim saatlerdir’ deyince isin ciddi bir sikinti oldugunu anlayip hemen resepsiyona olayi bildirip yakinda bir hastane ya da dis doktoru olup olmadigini sordum. Yakinda bir hastane oldugunu soylediler.Gece saat 3`te hazirlanip asagiya indik. Yanimiza ingilizce bilen elemanlardan biri verildi ve biz gece hayatinin ne oldugunu ogrenmek uzere basladik Cin sokaklarinda yurumeye…

Hastane denilen yere 10 dakika icinde ulasmistik fakat burasi ozel bir klinik oldugu icin gece vakti kapaliydi…Bu durumda yakinda baska bir Devlet hastanesi oldugunu soyledi arkadas…Caresiz oraya dogru yurumeye basladik..bir 10 dakika daha yurudukten sonra ayni bizim Devlet hastaneleri gibi bir hastaneye geldik. Hastane cok ilgincti, sanki Vietnam Savasindaki film setinde gibi hissettim kendimi orada… Hava sicak ve etrafta sivrisinekler cok oldugu icin hastalarin yataklarini cibinlikler ya da perdeler cevreliyordu. Inleyen hastalar, yanlarinda refakatcileri goruntu olarak hicte icacici degildi…Bircok koridorlari boyle gectikten sonra nobetci bir doktoru bulmayi basardik. Ama o da cok azingilizce bildigi icin anlasmakta epey zorlaniyorduk. Hastamizin disinin problemi oldugunu soyledigimizde bir bakayim ama ben dahiliye doktoruyum:)) deyince caresiz sen gene de bir bak dedik:)) Sorunu anladigini ama elinde disci malzemeleri olmadigi icin tedavi edemeyecegini soyleyerek bize baska bir hastaneye gitmemizi tavsiye etti.

Atladik bir taksiye…saat sabahin 6`si olmustu biz ordan oraya giderken…en sonunda bir hastaneye ulastik.. Bahcede fareler cirit atiyorlardi. hem de buyuk buyuk boylarda tarla fareleriydi bunlar… Neyse geldik kapiya, kapali! Zili caldik bekledik, 5 dakika sonra kapi acildi, uykulu gozleriyle bir bayan doktor bu saatte gelen Tanri misafirlerine bakti, iceri aldi bizi… iki doktor daha uyanarak cikti odalardan. gelip Hasan abinin dislerini bir guzel inceleyip sonra 5 dakika icinde tedavisini bitirip hadi yolunuz acik olsun dediler.

Otelimize geldigimizde artik o gun fuara gidebilecek bir gucumuz kalmamisti ve o gunu kendimize zorunlu tatil ilan edip ogle yarisina kadar uyuyarak gecirmistik.

30.07.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir