Uzak İki Ülkenin Hikayesi – 1

Bir varmış,bir yokmuş… Uzaak ülkelerin birine birgün daha uzak ülkelerin birinden bir grup heyet gelmiş. Amaçları ne miymiş? Anlatayım dinleyin o zaman….

Bu ülkelerin birine Alfa, diğerine de Beta diyelim önce. Alfa ülkesi yöneticileri , batı sevdalısı ve doğu-batı karışımı halkını hiçe sayan ve sırf batılı ülkelerin yanına girebilmek uğruna herşeyinden ödün vermekten zevk alan bir tavır sergilemekteler.Son 70 sene boyunca Batılı olabilmek için gerekli tüm şartları Batı’lı Abilerinden aldıkları emirleri harfiyyen yerine getirmekle uğraşmalarına rağmen, biraz koyu renkli koyun misali hep dışlanmaktalar. Başka birçok basit devlet Batılı olmaya o kadar kolay hak kazanırken bu ALFA ülkesi liderlerinin anlayamadığı tek şey zenci olduklarının farkında olmamaları….. Batı onların zenciliğinden hoşnut değil çünkü….Bu durumda da uğraşmaları hep boşuna …her zaman boşuna…….

BETA ülkesi ise bir başka ilginç ülke. Bu ülke de senelerce komünizmle yönetilmiştir. Halkın her kesimi eşittir felsefesiyle hareket edilmesine rağmen halen belli bir kesimin nasıl bu kadar zengin olabildiğini anlayabilmiş değillerdir. Bugün biraz kapitalizmin gelmesiyle ülkemiz nar çiçeği gibi açılmış ve komünizmin gizli zenginleri piyasada son model arabaları ile gezebilme fırsatını bulabilmişlerdir….

BETA ülkesinin bir yönü çok ilginçtir. Bu ülkede yönetim halkının daha fazla sorun çıkartmasını istemediği için onların önünü açmaya çalışmaktadır, bu sayede halk çalışırsa para kazanabilecektir. Zenginlere saldırıları önlemenin de en güzel yolu budur zaten…

Ülkenin dört bir tarafına fabrikalar açılır…Koskoca ülkede dengeli büyüme sağlanması için her köşede kontrol merkezleri kurulur. Devlet kendi elleriyle, sektör sektör üretimi kontrol eder. Dünyanın dört bir tarafına görevliler göndererek, her üretilen ürünün o ülkelerdeki satışını, rakiplerinin gücünü kontrol ettirir.

Bu sıralarda ALFA ülkesinde neler olmaktadır? Liderler Batıya kendilerini kabul ettirebilmek uğruna ellerinden geleni yapmaya çalışırken zaten üretimi düşünen kalmamıştır. Tarım ilgisizlikten bitmiş, fabrikalar yanlış yönetimden kapanmıştır. Zaten dışardan alınan borçlar halkın sırtına ölene kadar bir yük olmaktadır.Vergiler haddini çoktan aşmıştır. Halk kazanabildiği üç kuruşu da vergi versin istenmektedir. Halktan alınan vergiler birilerinin cebinde erimektedir. Devletin hiçbir amacı kalmamıştır, çünkü tek amaç vardır Batı’ya girebilmek.

Batı, neden ALFA ülkesini kabul etmemektedir acaba? Oysa Alfa ülkesinde herşey Batılı olmaya müsaittir, madenler vardır, toprak bereketlidir, genç nüfus çoğunluktadır, Batı topluluğunda yaşlılar çoktur oysa, gençlere ihtiyaç varsa bunu ALFA gençleri çok rahat sağlayabilecektir… Ama dedikya ALFA’lılar zencidir. Batı’lılarsa BEYAZ…..

Batılılar bilir ki, seneler önce dedelerinin en büyük düşmanı ALFA’lılardı. Şimdi Alfalılar ayaklarına gelmiş ve yalvarmaktadır. Şimdi öç almanın tam zamanıdır. Eğilmektedir Alfa’lı büyük adamlar ayaklarına, bunu keşke görebilseydi soylu dedeleri de diye düşünürler her zaman.. Kolay mı? yüzyıllarca Batı’ya kök söktürmüş ALFA milleti bu gün gelmiş ve ayaklarına kapanmış ve beni de alın aranıza diye yalvarmaktadır….

Devamı İKİNCİ BÖLÜMDE……

21.06.2002

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir