Global Türkçe Sorunu

Dünyanın en büyük nüfusuna sahip olan Çin’de, doğal olarak insanların bulundukları bölgelere göre konuştukları şive hatta diller farklılık göstermektedir. Mesela Shanghai şehrinden bir kişi, Hong Kong’a gittiği zaman, Hong Kong’lu arkadaşını anlayamamaktadır. Kullanılan dil çincedir fakat şive ve hatta kullanılan kelimeler bile tamamen değişmiştir.

Çin devleti, bu geniş coğrafya üzerindeki insanların birbirlerini anlayabilmeleri için, MANDARİNCE denilen Pekin Çincesini ortak dil olarak benimsemiş ve okullarda bu dilin öğretilmesini emretmiştir. Pekin çincesi öğrenen tüm öğrenciler, Çin’in her köşesinde, diğer Çinlilerle rahatlıkla konuşabilmeyi başarmaktadırlar.

Türkler olarak biz de aslında farkında olmasakta, büyük bir coğrafyaya yayılmış durumdayız. Bugün ne kadar uzak bırakılmış olsakta, Orta Asya Cumhuriyetlerindeki kardeşlerimizle aynı Çinliler gibi ortak bir dilimiz olmadığı için anlaşamamaktayız. Düşünsenize, biraraya geldiğinizde, bir Özbek Türkü ile, bir Kazak Türkü ile kolaylıkla anlaşabilseniz ne kadar güzel olmaz mıydı?

Ortak Türkçe olarak seçilen günümüz İstanbul Lehçesi maalesef gün geçtikçe gerçek Türkçeden uzaklaşmaktadır, televizyonlarda gördüğümüz ve duyduğumuz Türkçe maalesef BATI’ya dönük eğitimimizin çarpıklıklarıyla doludur. Argo ağırlıklı bu türkçenin, hiçbir şekilde ORTAK TÜRKÇE olması beklenilemez.

Yapılması gereken, bütün TÜRKÇE konuşan devletlerin, ORTAK BİR KURUL önderliğinde, öncelikle bütün lehçelerde ORTAK KULLANILAN ÖZ TÜRKÇE kelimeleri baz alarak, bunların etrafında diğer kelimeleri de ortak bir SÖZLÜK haline getirerek, ÖZTÜRKÇE Gramer ve konuşma kılavuzu çıkartarak, bütün Türkçe konuşan bölgelerdeki okullarda ZORUNLU DERS olarak öğretilmesini sağlamaktır…

Arap ülkelerinden kopuk, Batı tarafından dışlanan, kendi benliğini kaybetme ve birilerine bağımlı yaşama tehlikesi yaşayan ülkemizin, bir yerlere gelmesi ve saygınlığına kavuşulması düşünülüyor ve isteniyorsa, o zaman yapılacak ilk iş, öncelikle kendi özümüzden olan, KARDEŞ DEVLETLERLE, iletişimi sağlamaktır.

Saygılarımla

21.12.2002

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir