Mumbai – 2002 – Hindistan

Türkiye`deki soguk gecen kis aylarindan sonra ucagin kapisindan gelen 31 derece sicakligin carpmasi ile kendimden gectim. Soguk havalara alismanin ardindan gelen bu sicak esinti acikcasi beni sok etmisti.
Mumbai yani eski adiyla Bombay Hindistan`in Istanbul`u gibi bir sehiri. Baskent Delhi olmakla beraber ticaret merkezi Mumbai kenti. Mumbai ismi orjinal sanskritce isim, Ingilizler yonetimi ele gecirdikleri donemde Mumbai diyemedikleri icin Bombay adiyla anmaya baslamislar Mumbai kentini. Daha gecen sene Mumbai ismine geri donuldu. Iyi de etmisler. Ozlerini kaybetmemeleri guzel bir sey.
Mumbai havaalaninda sigara icmek henuz yasaklanmamis. Havaalani zaten cok eski, bizim eski havaalanimiz gibi, yenilenmek icin bekliyor, sanirim yakinda baslayacaklar yeni havaalanina cunku acikcasi koskoca Hindistan`a hic yakismiyor bu eski bina.
Havaalanindan cikista kucuk bir sok yasadim. Normalde gezdigim bircok ulkede ne kadar fakirlik olursa olsun en azindan havaalani civari cok havali olurdu, oysa Hindistan`da cok basit bir cikis vardi. Daha sonra anladim ki zaten havaalaninin hemen 20 metre disinda sokakta yatan insanlari gizlemek te mumkun olamayacakti. Ne isek o olalim diye dusunmus olabilirler.
Hindistan ile alakali ilk tavsiyem su olacak. TAKSICILERLE PAZARLIK YAPIN. soyledikleri fiyatin yarisini teklif edin ve kararliliginizi gosterin. Hatta verdikleri fiyata hayretler icinde bakarak dalga mi geciyorsun sen bile diyebilirsiniz. Eger sizin kulyutmaz oldugunuza inanirlarsa yari fiyatina gitmeniz cok kolay olacakltir.
Oteller konusunda tavsiyem, eger temizlik hastasiysaniz asla 3 yildiz alti bir oteli dusunmeyin.Ben 4 yildizli bir otelde bile biraz rahatsizlik cekmistim, bu seyahatimde 5 yildizi secince epey rahat ettim.
Havaalanindan otelinize dogru yolalirken buyuk soklar gecireceksiniz, simdiden hazirlikli olun, yolun saginda solunda eski eski baraka evler, yari ciplak cocuklar, dilenciler, seyyar saticilar vs vs .. Bulundugunuz sehirin Mumbai oldugunu dusunuyorsunuz, bu sehir boyleyse diger yerler nasil olabilir diye kafaniz allak bullak oluyor.Arabalar trafik isiklarinda durdugu anda pencerelere yapisan dilenciler insanin icini parcaliyor ama birine yardim ederseniz digerleri de uzerinize atliyorlar, secim sizin…
Hindistan dinlerine, bu ulkeye gitmeden once cok merakliydim, ama yaptigim seyahatler sonrasi acikcasi cok sasirdim. Turkiye`de tanidigim Meditasyoncu arkadaslarim olsun, okudugum kitaplar olsun, seyrettigim filmler olsun bana hep farkli bir dunya vaadediyorlardi, ama maalesef Hindistan`da gozlerimle gordugum ortam hic te icacici olmadi. Gezdigim tapinaklar filmlerdeki gibi mukemmel ve mistik degillerdi. O kutsal insanlar yuzyuze karsilasinca nedense biraz kirli kiyafetleriyle ilgimi cekmeyi becerebilmislerdi sadece. Bize anlatilanlar yoksa birer yalanmiydilar diyemiyecegim ama galiba birazcik sisirmeydiler. Hayal kirikligi yasadigimi belirtmemde fayda var. Gezdigim bircok tapinakta insanlar tembel tembel yatiyordu, inanc insani hayattan uzaklastirmamali bence, enerjiyi kaybettiren hersey bir eroin gibidir, insani alikoyar yasamaktan.
Hindistan cok fakir bir ulke bunu kabul etmemiz gerekiyor. Zenginleri fazla piyasada gorunmuyorlar , onlar genelde kale gibi korunan binalarda yasiyorlar, kapilarinda korumalari her zaman duruyor. O insanlar yuksek sinifa mensup sayiliyor ve bu yuzden halkin arasina girmeyi sevmiyorlar.
Hindistan`da kast sistemi eskidendi diyenlere maalesef halen de bu sistemin izlerini gordugumu belirtmemde fayda var. Mesela konustugum bir arkadasim , diger bir arkadasimdan bahsederken , o benden alt sinifa ait. ben Brahmin sinifindan geliyorum gibi laflar etti. Bu laflarin altinda yatan gercegi saniyorum sizler de anliyorsunuzdur.
Halkin arasina daldiginiz zaman sizin de ust sinifa mensup oldugunuza inanan alt tabaka insanlar genelde size dokunmaya calisiyorlar, ben buna halen bir anlam verebilmis degilim, neden bir insana dokunmaya calisilir ki? Saniyorum bu ust tabakadan olduguna inandiklari bir insana dokunabilmenin verecegi mutluluk olsa gerek.
Sokaklarda karsima cikan dilencilere nezaketle bozuk paramin olmadigini elle, kolla,beden diliyle anlatmaya calissamda neredeyse yuz metre boyunca benimle yurumeye devam etmelerinin verdigi cildirma noktasindaki caresizlik ve siniri en sonunda bir Hintli arkadasim nasil asabilecegimi ogretti, ne mi yapti? Cok basit, elini kaldirdi, vuracak gibi yapti dilenciye, kendi dilinde saniyorum kufur etti ve dilenci o zaman beni birakti. Ben kendime tabii ki boyle bir yaklasimi uygun bulmuyorum ama saniyorum biraz daha kalsaydim kendimi kaybetmeye baslayabilirdim.
Hindistan`da sokakta hicbirseyi yememeniz tavsiye ediliyor. Normal sulardan bile icmemeniz gerekiyor. Her yerde sise su almaniz gerekli, ama bir noktaya dikkat etmelisiniz, sise sularin ici bosalinca bazi uyaniklar sehir suyu doldurup satiyorlarmis, o nedenle sise suyu alirken bile kapagini iyi kontrol etmenizde fayda var. Fakirlik dizboyu olunca insanlar basit hesaplara basvuruyor dogal olarak.
Mumbai trafigi ile unlu bir sehir. Gecenin gec saatlerinde bile trafik sizi bekliyor. Bu trafikle bogusurken yapacaginiz en guzel sey sakin olmak ve cevrenizi seyretmek. Bu noktada hem ucuz olan , hem de hava almaniza yarayacak olan RIKSHA`lari tavsiye edebilirim. Fakat okudugum bir bilgiye gore Mumbai`nin havasi oldukca kirli olduguna gore riksha ile seyahat ederken keyif alabileceginizi pek sanmiyorum:)
Taksiler konusunda dikkat etmeniz gereken bir diger nokta su; eger taksi klimali ise fiyati daha yuksek olacaktir, bunu unutmayin ve gereksiz stres olmayin. Yuksek fiyat ceken bir klimali araca dogal olarak eyvallah demeniz gerekecek. Dusunsenize Istanbul`da sicaklik 10 derece iken 32 derece bir sehirde geziyorsaniz, klima ihtiyaciniz olacaktir.
Mumbai`de ortalama isci maasi 60-100 dolar arasinda degisiyor, bu ne demek? Yani 100 dolar ile 30 gun gecinmek mumkun demek. Hayat cok ucuz ama nerede neyi alabilecegini bilenlere, diger turlu yiyeceginiz kaziklar uzun muddet aklinizdan cikmayacaktir.
Hindistan`in bu kadar fakir olmasinin nedeni ne olabilir diye bircok kisiye sordum, genelde aldigim cevaplar ayniydi, hepsi de Ingiliz yonetimi sirasinda ulkenin butun servetinin kurutuldugu ve Ingilizlerin alacaklari fazla birsey kalmadigini anlayinca kendi keyifleriyle bu ulkeyi terkettikleri anlatiliyordu. Su Ingilizler gercekten de akilli millet denebilir mi bilemiyorum, ama arkalarinda cok AAH aldiklarina eminim.
Su sokaklarda yatan Hintlileri gorunce ve tarihin bir doneminde zenginligiyle unlu olan Hindistan`i gorunce galiba Ingiltere`nin servetinin nereden geldigini anlamak cok zor olmayacaktir.
Mumbai`nin kisa donemde altyapisinin cozulebilecegini sanmiyorum cunku Istanbul gibi buyuk bir sehir ve altyapisi da yok denebilir. Hatta bircok yonden Istanbul oradan kat be kat daha iyi seviyede diyebilirim.
Hindistan Parlementosu 550 kisiden olusuyor.Hintli birkac arkadasimin anlattigi; ulkede rusvetin dizboyu oldugu ve yuksek kademelerdeki memurlarin ceplerini doldurmaktan vakit bulamamalari sebebiyle halkin biraz zor rahata erebilecegi gercegi beynimde, cok iyi bildigim biryerleri animsatmisti.
Hindistan ozkulturunu kaybetmeyen nadir ulkelerden birisi olmasi asabiyle turistlerin daima ilgisini ceken bir ulke. Dusunsenize Avrupalilar bizim bu kadar alin bizi diye yalvarmamiza ragmen ha bire birseyler onumuze sunmaya devam ederken, bizden standartlari cok iyi olmayan Hindistan`i turizm olarak bizden neden daha cok seciyor olabilirler? Dusunun bakalim.
Saygilar.

30.07.2002

Sosyal Medyada Paylaş
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir