Sümela Manastırı – Maçka

1989 senesinde liseyi bitirdiğim dönemde, otobüse atlamış ve Karadeniz sahilinden devam ederek Trabzon’a gelmiştim. Trabzon’da geceyi geçirdikten sonra minibuse atlayıp çok merak ettiğim Sumela Manastırı’na doğru yola çıktım.
Sumela Manastırı, Trabzon’un Maçka ilcesi sınırları içerisinde kalmakta. Maçka ilçe merkezine 12 kilometre uzaklıkta ve dolmuşlar her zaman manastıra kadar rahatça götürüyor.
Manastıra giden yol zaten insanı cennetteymiş gibi bir hisle kaplıyor, heryer yemyeşil, dağ manzaraları harika, yaylalar ve yüksek tepelerdeki yayla evleri insanı şaşırtıyor. Alp dağlarını andıran mükemmel karlı dağların fotoğrafını çekmemek büyük hata olur.. Yanınıza fotoğraf makinenizi almadan asla seyahate çıkmayın derim.
Sumela Manastırı, epey yüksek bir noktada. Minibüsler sizi dere kenarında bırakıyor. Dere kenarı diyorum ama bu dereye dikkat etmenizi tavsiye ediyorum. Ben hiç çekinmeden kana kana su içtim bu dereden, çünkü taa dağlardan gelen tertemiz bir su bu. Serinlemek için çok uygun bir yer.
Neyse şimdi sırada manastıra tırmanma zamanı geliyor, ilginç bir patika sizi bekliyor.. bu patika zikzaklar çizerek sizi bir saat gibi bir sürede tepeye çıkartıyor. Manastıra çıktığınızda eminim benim gibi nefes nefese kalmış olacaksınız. Önemli değil bu yorgunluk çünkü bütün yorgunluğunuza değecek bir yere varacaksınız sonuçta..
Öncelikle manastıra girmeden önce arkanızı bir dönüp karsı dağlara bakmanızı tavsiye ediyorum. O manzara zaten özgürlük duygunuzu percinleyecek. Yükseklerden o manzara bir başka güzel oluyor çünkü. Ben daha manastırın resimlerini çekmeden yarım rulo filmimi o dağ manzaralarında bitirmiştim bile…
Gelelim Manastıra artık..Sumela Manastırı, I.S.3’cü yüzyılda inşa edilmiş bir manastırdır. Burada görevli rahipler aşağıya fazla inmez ve vakitlerini dua ederek geçirmekteydiler. Erzak ve gıda ihtiyacları buradan aşağıya sarkıttıkları asansör sistemi mekanizma ile dere kenarından verilmekteydi.
Gecen yüzyılda burada yaşayan Ermeni rahipler tarafından manastır olarak kullanılmaya devam edilmistir. Son yüzyıldaki Ermeni olayları sırasında burada da silah saklanıldığı ortaya çıkınca manastır kapatılmış ve bir dönem sessizliğe burunmüştür. O dönemde içerideki mükemmel resimler yıpranmış, burayı geçici ikamet yeri olarak kullanan çobanlar tarafından tahrip edilen kilisenin büyük bölümü daha sonra müze olarak açılınca restore edilerek eski orjinal haline getirilmeye çalışılmıştır.
Bugünlerde restorasyonda son noktalara gelinmiş ve turistik anlamda ülkemizin candamarlarından biri olan Sumela Manastırı turistlerin hizmetine sunulmustur.
1989 yılında manastır civarında kalacak otel, motel hiç yokken, 1998 yılında gittiğimde birçok motel ve pansiyonun açılmış olması çok hoşuma gitmişti.. Oteller genelde temiz ve kahvaltı dahil. Sabah tertemiz havada yapılan kahvaltının tadına doyum olmuyor. Trabzon ekmeği istemeyi unutmayın.
Son dönemlerde yabancı turistlerin de dikkatini çeken bu turistik bölgemizi kaçırmayacağınızı ümit ediyorum.
Saygılarımla,

30.07.2002

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir